14 Nisan 2010 Çarşamba
Dill papuuuuççç ;))
Hem döveriimm hemm severiimmm :))
Minik afacanlar çok düşkün aslında birbirlerine. Bazen Efeciğe kızsak Nil hemen ne kızıyosunuz küçücük çocuğa diye karşı çıkar korur kardeşini. Ama bazende resimde olduğu gibi kendi yapar işini çaktırmadan. El sallarken bile koluyla Efenin çenesine dokunmayı ihmal etmez. Napsın benim meleğim küçücük abla olunurmu hiç :((
Kıskançlıklar diz boyuuu :)) 'Anne Lütfen gönder şu Efeyide birazcık etkinlik falan yapalım canım baş başa' derken kardeşinide göremeyince deliye döner benim minik prensesim.
Efecikse kendi halinde yemeğini suyunu verdinmi hiiçç derdi yoktur. Ama istediğini vermezsen saldırır ve alıırr :)) kuvvet yerinde tosuncukta. Tam bir sevgi kelebeği öper, kokar, okşar herkesi. Hele hele yaramazlık yapacaksa yada bir isteği varsa yapmadığı şebeklik kalmaz :)) En büyük keyfidir babacıkla yapılan güreşler. Her ne kadar devekuşu gibi yapsada bayılır saklambaç oynamaya. Prenseste çok düşkün babacığa, hiç istemez paylaşmayı kimseyle. En büyük keyfi oyun hamurları.
La la la la laalamaaazzz:)))
8 Mart 2010 Pazartesi
28 Ocak 2010 Perşembe
Bir Halacıııkk deelldiiii :))
Halasının aşkı geldi, halasını ziyarete. Bak yaa gözler saçlar aynıı halasıı :)) Evimize neşe ve hareket geldi. 3 tane afacan bir arada oluncaaa anneanneye gelenler geldii :)) Hastayız yardımcı olamıyoruz ona ama o halinden çook memnun bütün torunlar yanında diye... ne güzell.
İlk günler çocuklar içinde çok keyifliydi değişiklik ama iyice alıştılar artıkk birbirlerine bakmaz oldular... olsun yinede beraber oynamasalarda birbirlerinin varlığını bilmek iyi geliyor onlara. Efecikte yavaş yavaş karıştı artık aralarınaa :) oda oynarmış oyuncaklarla arkadaşlarla meğer. Ama yinede güven olmaz Efeciğe eline geçirdiğini atabilir her an birinin kafasınaa :)
Mutluyuz sevdiklerimiz yanımızdaa, koklaşa koklaşa oturuyoruzz :))
Daim olsun mutluluğumuzzz, herksin inşallaaahhh...
21 Ocak 2010 Perşembe
YENİ YIILL YİNEE YENİDEN...
Yine binbir suratla kutladık yeni yılı, umut ettik diledik güzel bir yıl geçirmeyi. Yeni yıl bahane yeme içmeye, yaptık pastaları, kabak tatlılarını afiyetle götürdük :) aldık bol bol kalorileri, biletler aldık şansımızı denedik, kısada olsa zengin olma hayalleri kurduk. Sonunda yepyeni bir yıla daha başladık. Bakalım ne güzellikler, ne sevinçler, ne üzüntüler bekliyor bizi bu yılda...
En çok sağlık diledik, evimize bereket diledik... Allah herkesin gönlüne göre versin, gönlündekini versin...
10 Ocak 2010 Pazar
3. YaŞıMIzzzzZZ
büyüyoruz ama sanırım sorunlarda onlarla beraber büyümeye devam edecek. nil hanıma biz cevap yetiştiremez olduk o da gittikçe büyümüş edalarına bürünür oldu anlayamadık bu işin gidişi nereyee kadar bakalım...
çok cci hediyeler aldık yine aslında en korktuğumuzdu bu bizim yani prensesin doğumgünü deyince sadece gelecek hediyeleri kutlayacak olması hep korkuttu bizi. hatta çağırılan her misafiri tembiher olduk sakınnn sakın hediye yok diye. ama olmuyor işte bizim istediğimiz gibi. büyüyecek okula gidecek aynı şeyler devam. sonunda onlarda alışacaklar sadece gelen hediyeleri kutlamaya yada beyenmemeye :( önüne geçebilirmiyiz?? büyük bi soru işareti bu tabi ama babacıkla elimizden geleni yapmaya çalışacağımız kesin bu konuda...
en sevindiğimiz hediyelerden birisi anneanneyle dedeciğin aldığı konuşan bebişimiz oldu. o gün bugündür elinden düşürmüyor. aslında prenses bu bebeğin aynısından iki tane bozdu. bebeği ilk görünce dedimki iki tane var bunu geri götürelimm hiç gerek yokkk. meğer bizim hanım daha yeni yeni anlar olmuş bebişlerle güzel güzel oynamaktan.. bir hoşuna gittti ürekli bebek bakar olduk. tabi bide halacığın hediyesi süperr. tavsiye olunur şiddetle. parmak kaslarını geliştirici harika bir oyuncak. gerçek tuğları ve küçücük duvar parçaları yapışmalarını sağlayan kumu pencereleri kapıları tam bi inşaat anlayacağınız ve prenses kendi evini kuruyooorr :) çook çook teşekkür ediyoruz herkese çok kibarsınız ama bizim prenses herşeyden anlar bi tek kibarlıktan anlamaz. her zamanki gibi teşekkür ettiremedik kimseye :(( onun adına biz teşekkür edioruz şimdilik en kısa zamandada bu alışkanlığı değiştirmeye söz veriyoruz :)
aslında yazılacak okadar çok şey biriktiki :( ama zamannn zamann ahhhh ne zamannn
mesela bugün bizim için zor bi günn çünkü prensi sütteennn kesiyooruuz. yorucu bir gece bizi bekliyo ve saat bir olmak üzere ve benim saat 6 da kalkmamgerekiyor :(
yarın, daha olmadı öbür yarın, dahada olmadı öbür yarınn görüşürüzz, anlatılacakları anlatırız.. olmazmıı :)
21 Aralık 2009 Pazartesi
Gelecekte Bir Gün Gelecek ;)
Hayat var gücüyle akmaya devam ederken bizde herzamanki gibi var gücümüzle yakalamaya çalışıyoruz. Hep dua ediyoruz sağlığımız neşemiz yerinde olsunda hayatı yakalamak için gücümüz olsunda biz razıyız herşeye, yorgunluklara.
Paşamız bile büyümüşte çıkmış aradan. bide annesine erkeklik yapar olmuş :) Oğlum benim tam bi sevgi kelebeği. Kendini sevdirmeyi okadar iyi biliyorki, en sinirli anlarında bile ne mümkün Efeciğe kızmak. Bir yolunu bulup alıyor her seferinde gönlünü :)) Hele birde kendini sevimli yapıp anne anne deyişi varki varki var :) yemede yanında yat halleri :) Ablamıza çok düşkünüz hele evde görmeyelim Ni Ni diye dolanıp duruyoruz oda oda... Paşacık sadece anneye karşı değil herkese karşı sevgi dolu, onu kucağına alan kim olursa olsun hiç farketmez sarılı verir boynuna severde sever:) Prensesse tam tersi tam bi karizma:) Mümkünmü izni olmadan dokunmak biz bile öpemeyiz küçük hanımı anca onun keyfi gelip seni öpmek isterse. oda mümkünse yanaklarını ıslatmadan ve fazla samimi olmadan :)
Okuldaki arkadaşlar prens ile prensesin ilerideki durumları ile ilgili yorumlar yapıyorlar. bunları duymak çok keyifli tabi. bakalım yıllar sonra dönüp baktığımızda gerçekten tahmiler tutmuşmu olacak, umarım ogünleri görürüz ;)
Arkadaşlara göre Nilim tam bi karizma olacak, çok seçici bir arkadaş çevresi olacak gerçekten cool olanlarla takılacak sıradan olanlar hiç ona göre değilmiş:) Mutlaka bir müzik aleti çalıcak ama profesyonelce (daha çok keman olabilir)... Burnu havada kimseyi takmayan cool bir genç kız... Efecik ise tam tersi olacakmış bizimkilere göre... çok geniş bir arkadaş çevresi olacak tam bi bağlamacı yani. Herkesle arkadaş herkesin gönlünü çalan çapkın kızlar tarafından çok sevilen :) bir delikanlı olacak... tabi biz bunları konuşurken okadar güldükki acaba meleklerde bize gülmüşlermidir ?
12 Aralık 2009 Cumartesi
Eski dostlar değil eskimeyen dostlar :)
4 Aralık 2009 Cuma
Ben, sen, o....
Bazen dar gelirmi acaba herkese zaman, yaşam... Çok şey yapmak isteyipte hiçbişey yapamadığınız anlar... Mükemmel olmaya çalışıpta sıradan bile olamadığınız anlar... Elif ŞAFAK ın kitabında dediği gibi (ki çokta güzel anlatmış) içinizdeki hırs nefs hanımla anlaşamadığınız zamanlar. Bu aralar sanırım bende Benistan Cumhuriyetinden uzaklaşmalıyım.
Aslında bugün uzun bi aranın ardından ilk defa zaman ayırdık kendimize ve sinemaya gittik. Gittik gitmesinede iyimi ettik gözümüzümü açtık bilmiyorum ama, sorup duruyorum kendime niye yapmıyoruz kendimize böyle güzellikler, çocuklarmı engel, yoksa bizmi engel.
Bi karar aldım ama içindeki çocuğu öldürmemeli insan... Onuda özene bezene itinayla bakıp büyütmeli dimi ya....
1 Aralık 2009 Salı
Ne Demek Bayram Demek :)
9 Kasım 2009 Pazartesi
MUTLU YILLAAARRR EFEEE :))
Yağmur Çamur Demeden :)
26 Ekim 2009 Pazartesi
NiHaYeEeTt :))
24 Ekim 2009 Cumartesi
Cann Sıkıntısıı :)
21 Ekim 2009 Çarşamba
Uyku Uyku Güzel Uyku......
18 Ekim 2009 Pazar
YİNEE YENİDEEENNN...
Öncelikle yazamama nedenimiz bilgisayarımızın sizlere ömür olması :( gitti canım gözüm laptop... anakart yanmış dolayısıyla yenisini almak daha mantıklıymış. sağolsun canımız babamız yetiştirdi hemen yenisini ehh miniklerden de anca fırsat bulup yazalım dedik.
babamızın bir süprizi daha oldu tabi bu arada... onaaa çoookk çoooooookkk teşekkür edip kocaman bi alkış gönderiyoruz.
Hastalıklar aksilikler derken haftalar geçmiş farkedemeden. tabi bizim bilgisayar gidince resimlerde gitti :( en azından şimdilik bide üstüne nedenini hala çözemediğimiz fotoğraf makinamız bozuldu:( var bu aralar bi kara bulutlar hadi hayırlısı.
iki miniğimizde hasta iki ay oldu geçiremiyoruz. birinde başlıyor birinde bitiyor. başlayanda bitmeden diğeri yetişiyor. evde her daim hali hazırda hasta birileri bulunuyor. nasıl geçer bu kış böle anlayamadık. bugün yine doktordaydık. gide gele aşındıdığımız doktorcuğumuzun kapısı bugün gene açıktı bize. prensesin günüydü bugün. boğazlarımız yapmış iltihap tabi bunun doğal sonucu kullanıcaz yine antibiyotikleri :(
Prenses 16 kilo olmu. boyumuzda 96 cm. güzel dedi doktorumuz gelişimimize. ahhh bide atlatabilsek hastalıkları.
3 Ekim 2009 Cumartesi
Uzuuuncaaaa bir gün:)

Bugün Çanakkale güne yağmurla uyanınca; havaların iyi gitmesine güvenilerek açık havada yapılması planlanan kreş anneleri kahvaltımız iptal oldu :(
Tabi bu durum heyecanla o anı bekleyen prensese biraz dokundu. Sabah gitmeyeceğimizi öğrenince 'Bu işi hiç beyenmedim işte' deyip dudaklar büküldü. Ama yinede prensesin gönlünü kolay aldı. Bugün tatil tabiki onun günü olunca nerelere gitmek isterse gidildi.
Öncelik yan kompumuz (komşumuz). Kompu ziyareti ve bir kahve içildi. Ardından çarşı ve babamızın dükkanını ziyaret. Ardından güzelim Çanakkalenin Gidilebilinecek tek yeri Kipamıza gidildi, oradaki oyuncaklara binildi defalarca; ardındanda prensesin en sevdiği yere halamıza ziyarete gidildi. Nihayet gece 11 de evimizin yolunu bulabildik. Bu arada babamızda yaklaşık 4 gündür bizimle beraber değil dolayısıyla tüm gönül alma işleri her ok işaretinin dönü dolaşıp gösterdiği anneye düştü. Yorgunluktan göz kapaklarım düşüyor ama prense hala oyun oynamakla meşgul içeride, inanamıyoruz bu ufaklıkların enerjisine. Tabi tüm bunlar olurken bizim güleç prens nerelerde , o zavallım evde :) abla yolu gözledi bi tek halaya gidebildi. Şimdide mışıl mışıl uyuyor. Sanmayınki uyudumu çok güzel uyur:) en fazla yarım saat sonra gözler açılır.
Babacık yarın dönüyor. İnşallah güzel haberlerle dönüyor. Gözümüz yollarda aklımız babacıkta bekliyoruz. Yolu uzun sabah yola çıkıp yaklaşık 12 saatlik bi yolcuğun ardından yanımızda olacak Allah ın izniyle:)
Allah ım tüm beklenenleri özlendikleri yere hayırlısıyla dönmeyi nasip etsin :)
Eh yarında olmadığına göre babamız yine iş başa düşüyor. Artık bu sefer paşada gezmeye katılacak geleneksel hayvanat bahçesi gezimizi yapıcak yarında yorucu bir gün bizi bekliyor. Bu arada ev işleri nolacak derseniz ev müthiş durumda. Özellikle evde durmamaya çalışıyoruz ki gelip bu halimizi görenler olmasın :))
1 Ekim 2009 Perşembe
Şimdi okullu olduk, sınıfları doldurduk...
30 Eylül 2009 Çarşamba
Adam olacak çocuk...


